Forum
Freelance işe başlarken en zor kısım kod yazmak değil, ilk müşterinin güvenini kazanmak ve işin sınırını doğru çizmek oluyor. “Bir web sitesi ne kadar?” sorusuna tek rakam vermek kolay, fakat ihtiyaçlar konuşulmadan verilen fiyat çoğu zaman iki tarafı da mutsuz ediyor.
Ben teklif öncesinde şu soruları netleştirmeye çalışıyorum:
- Projenin asıl amacı ne?
- Hangi sayfalar ve kullanıcı rolleri olacak?
- Tasarım hazır mı, sıfırdan mı hazırlanacak?
- İçerikleri kim girecek?
- Ödeme, üyelik veya üçüncü taraf API var mı?
- Domain, hosting ve e-posta kim tarafından yönetilecek?
- Teslim tarihi gerçekten sabit mi?
- Teslim sonrası destek beklentisi nedir?
- Revizyon sınırı nasıl olacak?
Fiyatlandırmada yalnızca kodlama saatini hesaplamak eksik kalıyor. Toplantı, analiz, test, deploy, veri girişi, revizyon ve destek de zaman alıyor. Sabit fiyat vereceksem kapsamı maddeler halinde yazıyor, kapsam dışı taleplerin ayrıca fiyatlanacağını belirtiyorum.
Ödeme planında küçük işlerde bile peşinat almak iki tarafın ciddiyetini gösteriyor. Örneğin başlangıç, ara teslim ve yayın sonrası şeklinde aşamalı ödeme kullanılabilir. Kaynak kodun, lisansların, domainin ve hesabın kime ait olacağı da yazılı olmalı.
İlk işi bulmak için yalnızca global platformlarda düşük fiyat yarışı yapmak şart değil. Çevredeki küçük işletmeler, tanıdıkların işleri, yerel topluluklar ve açık kaynak katkıları referans oluşturabiliyor. İlk müşteriye indirim yapmak mümkün ama “ücretsiz yapayım, sonra iş gelir” yaklaşımı çoğu zaman sürdürülebilir değil.
Teklifte teknik terimlerden çok sonuç anlatmak daha iyi çalışıyor. “Laravel kullanacağım” yerine “yönetim panelinden içerik güncelleyebileceksiniz, günlük yedek alınacak” gibi müşterinin anlayacağı çıktılar yazılabilir.
Kırmızı bayrak saydığım durumlar:
- “Şimdilik yap, proje tutarsa öderiz”
- Sınırsız revizyon beklentisi
- Başkasının sistemini izinsiz kopyalama talebi
- Sürekli değişen ama yazıya dökülmeyen kapsam
- Tüm ödemenin belirsiz bir tarihe bırakılması
Teslimden sonra bakım konusunu ayrı sözleşme veya paket olarak ele almak iki tarafı rahatlatıyor. Yazılım teslim edildi diye sunucu güncellemesi, içerik değişikliği ve yeni özellik talepleri sonsuza kadar ücretsiz olmamalı. Müşteriye yönetici hesaplarını kendi adına açtırmak, domain ve ödeme servislerinde sahipliği net tutmak ileride yaşanabilecek erişim tartışmalarını azaltır.
Siz ilk freelance işinizi nereden buldunuz? Saatlik ücret mi, proje bazlı fiyat mı daha iyi sonuç verdi ve sonradan öğrendiğiniz en önemli ders neydi?
İlk Freelance Yazılım İşinizi Nasıl Buldunuz? Teklif Verme ve Fiyatlandırma
3 görüntülenme
1 beğeni
0 cevap
Ben teklif öncesinde şu soruları netleştirmeye çalışıyorum:
- Projenin asıl amacı ne?
- Hangi sayfalar ve kullanıcı rolleri olacak?
- Tasarım hazır mı, sıfırdan mı hazırlanacak?
- İçerikleri kim girecek?
- Ödeme, üyelik veya üçüncü taraf API var mı?
- Domain, hosting ve e-posta kim tarafından yönetilecek?
- Teslim tarihi gerçekten sabit mi?
- Teslim sonrası destek beklentisi nedir?
- Revizyon sınırı nasıl olacak?
Fiyatlandırmada yalnızca kodlama saatini hesaplamak eksik kalıyor. Toplantı, analiz, test, deploy, veri girişi, revizyon ve destek de zaman alıyor. Sabit fiyat vereceksem kapsamı maddeler halinde yazıyor, kapsam dışı taleplerin ayrıca fiyatlanacağını belirtiyorum.
Ödeme planında küçük işlerde bile peşinat almak iki tarafın ciddiyetini gösteriyor. Örneğin başlangıç, ara teslim ve yayın sonrası şeklinde aşamalı ödeme kullanılabilir. Kaynak kodun, lisansların, domainin ve hesabın kime ait olacağı da yazılı olmalı.
İlk işi bulmak için yalnızca global platformlarda düşük fiyat yarışı yapmak şart değil. Çevredeki küçük işletmeler, tanıdıkların işleri, yerel topluluklar ve açık kaynak katkıları referans oluşturabiliyor. İlk müşteriye indirim yapmak mümkün ama “ücretsiz yapayım, sonra iş gelir” yaklaşımı çoğu zaman sürdürülebilir değil.
Teklifte teknik terimlerden çok sonuç anlatmak daha iyi çalışıyor. “Laravel kullanacağım” yerine “yönetim panelinden içerik güncelleyebileceksiniz, günlük yedek alınacak” gibi müşterinin anlayacağı çıktılar yazılabilir.
Kırmızı bayrak saydığım durumlar:
- “Şimdilik yap, proje tutarsa öderiz”
- Sınırsız revizyon beklentisi
- Başkasının sistemini izinsiz kopyalama talebi
- Sürekli değişen ama yazıya dökülmeyen kapsam
- Tüm ödemenin belirsiz bir tarihe bırakılması
Teslimden sonra bakım konusunu ayrı sözleşme veya paket olarak ele almak iki tarafı rahatlatıyor. Yazılım teslim edildi diye sunucu güncellemesi, içerik değişikliği ve yeni özellik talepleri sonsuza kadar ücretsiz olmamalı. Müşteriye yönetici hesaplarını kendi adına açtırmak, domain ve ödeme servislerinde sahipliği net tutmak ileride yaşanabilecek erişim tartışmalarını azaltır.
Siz ilk freelance işinizi nereden buldunuz? Saatlik ücret mi, proje bazlı fiyat mı daha iyi sonuç verdi ve sonradan öğrendiğiniz en önemli ders neydi?
Cevaplar
0 yanıt